![]() |
|
| SSS | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Basın Ve Transfer Haberleri Basında Beşiktaşımız ile ilgili Haberler ve Köşe Yazılarının Paylaşıldığı Alan . |
![]() |
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#11 |
|
Karakartal
|
Elde kaldı Süper Lig
Ferrari ve Sivok'un ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşıldı. Bu ikili yok ve daha 26. dakikada skor 0-3. Eh maşallah! Kasımpaşa, Beşiktaş kalesine her gidişinde altın buldu, hiç boş dönmedi. Kartal'ın özellikle göbeği tam bir maden. Kasımpaşa işledi de işledi. Havada da işler Beşiktaş için hepten berbattı. Kasımpaşa'nın ilk iki golünü atan Merthan ve Cenk'in bu pozisyonlarda yanlarında tek siyah-beyazlı oyuncu yoktu. Beşiktaş kibar takım. Rakibini rahatsız ederler mi hiç? Kasımpaşa'nın ikinci golünde yeni transfer Ramazan Özcan da müthişti! Boşa çıktı, kalesini boşalttı ve Cenk'e bir kıyak da o yaptı. Ne biçim iş bu? Kaç gündür kamptalar. Antalya'dan gelip ilk resmi maçlarına çıkıyorlar ve yürüyerek oynuyorlar. Hem de "Kupaya tamam mı yoksa devam mı" dedikleri bir maçta. Sanki kupada yol almak istemiyorlar. Herkes Nihat'ın dönüşünü bekliyor. Ne yazık ki bu oyuncu her geçen gün daha da kötüye gidiyor. İki pas yapamıyor, pozisyona girmek istemiyor. Sorumluluk almıyor, toptan kaçıyor. Hayret ki hayret. Hiç futbol oynamamış gibi. Tello da dökülüyor. Duran topları bile iyi kullanamıyor. Top tekniği mükemmel Yusuf zaman zaman inanılmaz "Kazmalıklar" yapıyor. Nihat yok, Tello yok, Yusuf bir var bir yok. Peki bu takım karşı kaleye nasıl gidecek? Ve orada nasıl etkinlik sağlayacak? Sanlı Sarıalioğlu
__________________
Sonsuza Dek Sevildiğini Bil Yeter ... http://img211.imageshack.us/img211/8...kapitallq4.gif |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 742
![]() |
sivok neden yoktu, bilen var mıı??? :S
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Karakartal
|
DERHAL İSTİFA
Kadrosu oturmuş, özgüvenle mücadele eden, göze hoş gelen futbol oynamasa bile kazanmayı bilen bir takım olabilirdi Beşiktaş. Bunun için yapılması gereken tek şey, kadroda istikrarı sağlayıp, oyuncuları doğru görev tanımlarıyla ve doğru sistemle sahaya sürmek. Denizli bunların hiçbirini yapmadı. Nihat'ı sürekli oynatarak baskı altına aldı. Hedefsiz Serdar Özkan'a, sıradan İbrahim Kaş'a bel bağladı. Dalga geçer gibi Yusuf'u 11'e koydu. Uğur İnceman'dan, Ekrem Dağ'dan kurtarıcı yapmaya çalıştı. Tabata'yı hiç görmedi. İki hafta üst üste aynı takımı kesinlikle sahaya sürmedi. İnanılmaz bir ihanetti bu! Futbola ihanet etti Mustafa hoca. Futbol da faturayı kesti sonunda. Ligde ağır yaralar alan Kartal, kupaya da veda etti. Düne kadar sadece yanlış sistemle oynamasından kaynaklanan sorunları vardı Beşiktaş'ın. Artık çok büyük bir özgüven problemi olduğunu da söyleyebiliriz. Son yedi resmi maçta beş yenilgi, iki beraberlik alan bu takım artık boş lafla toparlanmaz. Denizli darmadağın etti Beşiktaş'ı. Tek kelimeyle parçaladı... Şimdi Mustafa hocaya düşen bir an bile beklemeden istifa etmektedir. Yeni hoca aramaya da gerek yok. Alt yapıdan Gökhan Keskin gelsin olsun bitsin. Hiç değilse, Rıdvan, İsmail, Batuhan, Necip gibi gençleri kazanır Kartal. Bu gidişle kaybetmekten başka bir kazancı olmayacak! Not: Rakibine yumruk atan İbrahim Kaş mutlaka ceza almalı. PFDK yapmazsa, yönetim bu 'terbiyesize' haddini bildirmelidir. Turgay Demir
__________________
Sonsuza Dek Sevildiğini Bil Yeter ... http://img211.imageshack.us/img211/8...kapitallq4.gif |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Bulunduğu Yer: ilerde sagda
Mesajlar: 4.952
![]() |
Denizli kadroda istikrarı sağlamaz, bu sistem tam oturana kadar sabır göstermez ve her hafta yeni arayışlara girerse Beşiktaş`ın havası çok çabuk söner." Bu satırlar, Beşiktaş`ın üst üste kazandığı Trabzon, Fenerbahçe ve ManU maçları sonrasında (2 Aralık`ta) bu köşede yayımlandı. Testi kırılmadan önce yol gösterdik... Denizli`ye güven olmaz yarın yine takımla oynar, Beşiktaş`ın havası bu gidişle çabuk söner. Hoca macera aramayı, şapkadan tavşan çıkarmayı seviyor... Ve ardından gümbür gümbür gelen felaketi haber verdik. Hafta hafta, maç maç... Denizli Diyarbakır`ı çok küçümsemiş, sıkıntı yaşayabilir!.. Bursa Beşiktaş`ı yener. Bu takım Manisa`da kazanamaz. Bu kafayla Beşiktaş kendi A2 takımını bile yenemez. Bu kadroyla 4-2-3-1 oynamak inhitar etmektir. Hoca sayesinde megalomanoldum vesselam. Diyeceksiniz ki, tüm bu uyarıların ne işe yaradı. Hiç!. Çünkü at izi, it izine karışmış bir kere. Gerçekleri yazsanız ne olur, maçı bile izlemeden kalem sallayan onlarca insan var. Sizin söylediklerinizle, onlarınkinin ortalaması algılanıyor sonuçta. Taa ki skorlar sizi doğrulayana kadar. Ben "Bu takım 4-4-2, en kabadayı 4-4-1-1 oynar" diye bas bas bağırırken keşke birileri daha aynı gerçekleri görebilseydi. O zaman Denizli bu kadar macera arayamazdı.
Uçurumun kenarında Çok şükür şimdi Rıdvan Dilmen başta, herkes aynı hizaya gelmiş durumda. Dilerim düne kadar Şeytan`a uyanlar da artık uyanırlar! Her neyse. Yazdım, çizdim palavrasını bir tarafa bırakırsak her şeyin düzelmesi için hâlâ zaman var. Ancaaaaaaaaak, artık Denizli`nin bir tek maç bile hata yapmaması gerekiyor. Dörtlü orta sahaya dönmeli. Zorunlu haller dışında kesinlikle takımla oynamamalı. Nihat ve Serdar Özkan`ı bir süre unutmalı. Yusuf`u son yarım saatler dışında aklından bile geçirmemeli. Bu takımı 4-4-1-1 oynatacaksa Delgado, Tabata ve Tello`dan sadece birini kullanmalı. 4-4-2 oynadığı maçlarda Bobo ve Holosko`yu deplasmanlarda, Nobre`yi iç sahada kullanmak akla ve mantığa en uygun olanıdır. Sezon başından bu yana puanların yanı sıra en önemlisi özgüven kaybedildi. Buna rağmen Denizli şu doğruları yaparsa işlerin düzelmesi mümkün. Yeniden macera aramak ise tek kelimeyle Beşiktaş`ı bitirir. Hep kendisi kehanette bulunacak değil ya, işte ben de kahinlik (!) yapıyorum; bu kafayla giderse hoca 26. haftayı göremez, Beşiktaş da ilk beşe giremez... Denizli bugün itibariyle istifa etmiyorsa artık bizim sezon başından beri yazdığımız gerçeklere göre hareket etmelidir. Hocanın yolu çıkmaz yoldur ve bizim eleştirilerimiz uçurumun kenarındaki son sağlam daldır. İster tutunur, ister atlar. Kendi bileceği iş! Turgay Demir / Fotomaç
__________________
BUYUK ASK |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Karakartal
|
Tek-el'in de sesi var, ya Beşiktaş Kongresi'nin?
Popüler kültürün en büyük becerisi, anlattığı hikâyelerin tek hakikat olduğuna sizi inandırması... 12 Eylül Anayasası’nın hâlâ hüküm sürdüğü, halkın sivil örgütlenme hakkının sınırlandığı, Tekel işçilerinin direnişinin sanki Dünya’ya uzaylılar gelmiş gibi garipsendiği bir ortamda milletin tek hakikatmiş gibi ‘Kurtlar Vadisi’ni izlemelerine şaşmamak gerek. Vadi’nin inandırdığı şu: Vicdan, adalet, hak hukuk palavra... Korkuların sizi sardığı bu ülkede tapılacak tek şey var: Güç... Gücün ifadesi de ‘silah’ ve ‘para’. Para gevezeleri Futbol âleminin popüler kültürü de bunun dışında değil. Bu âlemde de tek hakikat var: Para ve güç ilişkileri... Bakın Beşiktaş Başkanı Demirören, söyleyecek lafı olmayınca “Her şey para” diye tutturuyor. Verdiği parayı dilinden düşürmüyor. Seçilmezse parasını alacağı tehdidini savuruyor. Konuşulan para şirketinin parası olsa bizi pek ilgilendirmez. Ama söz konusu olan Beşiktaş gibi kamu yararına bir dernek. Ülkenin yüzyıldır yaşayan örnek toplumsal kurumlarından biri... Harcanan paralar Beşiktaş’ın parası... Değerinin altında kırdırılan gelirler Beşiktaş’ın geleceği... Borcu yine Beşiktaş ödeyecek. Ha, yönetim kulübün gelirlerini rasyonel bir biçimde yönetse, gelir gider dengesini kurarak, makul borçlanmalarla kulübün ekonomik gücünü büyütse anlarım. Rakamlardan konuşalım o zaman. Oysa yapılan kulüp kesesinden hovardalık. Borç 300 mü, 180 mi bunun tartışılması bile anlamsız. Önemli olan bu borç nasıl ve neden yapıldı? Kulüp Başkanı’nın bundan haberi yok. Futbolcu kaça gelmiş, kaça gitmiş bilmiyor. Başkan’ın Denetleme Kurulu’nun görevinden, Tüzük’ten haberi yok. “Denetleme Kurulu dışında kimse borcu açıklayamaz, çünkü biz borsaya koteyiz” diyebiliyor. Oysa, Kongre’nin seçtiği Denetleme Kurulu, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği’ni denetler, derneğin borcunu açıklar. Borsaya açılmış olan şirketle ne ilgisi var! Ayrıca o şirketin değerini de, yaptığınız bir sürü nafile transferle siz yerle bir etmediniz mi? Günü kurtarmak için heba edilen Fulya’ya bakın. Başkan’ın müteahhitle yapılan gelir paylaşımından bile haberi yok. Söylediği paylaşım oranları birbirini tutmuyor. Bir yandan “Para her şey” diyeceksiniz, sonra da para hesabından haberiniz olmayacak. Neden? Çünkü hazırdan harcamaya alışmışsınız. Nasıl olsa borçlanan Beşiktaş. Ödeyecek olan Beşiktaş. Emeğiyle yaşayan Beşiktaşlı ise para denince orada tam karşılığını alamadığı alınterini görüyor. Çalışarak bir değer yaratmayı görüyor. Ailesinin nafakasını görüyor. O nafakadan arttırarak aldığı kombineyi görüyor. Hayatında paradan önce gelen şeyler olduğunu gösterdiği için Beşiktaş’lı o (Fenerbahçeli de onun için Fenerli, Galatasaraylı onun için Cim Bomlu). Temizlik şart Popüler kültürün hakikat diye dayattığı bir başka mesaj da şu: “Merak etmeyin, ‘Büyüklerimiz’, yani muktedirler sizin için her şeyi düşünüp taşınır. Siz halk olarak örgütlenme ve hak arama gibi şeylerle uğraşmayın, ‘Kurtlar Vadisi’ izler gibi büyüklerimizi izleyin. Onlar bazen aranızdan birilerini bazı ayrıcalıklar bahşederek yanlarına alır.” Futbol kulüpleri de sanki paralı yöneticilerin malı. Taraftar da onların kölesi... Yönetim nasıl isterse öyle davranacak. Taraftar farklı hareket ederse, bir şekilde bertaraf edilmeli. Beşiktaş Başkanı da, yönetimine karşı güvensizlik tribünleri sarınca birden ‘küfür düşmanı’ oluverdi... Bir kere, “Beşiktaş Başkanı’na küfür edilmez”se, Beşiktaş Başkanı da küfür etmeyecek. Başkan’ın MHK Başkanı’na söyledikleri, tribünde taraftara bağırdıkları daha unutulmadı. İkincisi, tribünde küfür edenler ve suça karışmış olanlar varsa bunları belirleyip adalete teslim etmek polisin görevi... Polisin aynı hassasiyeti taraftarın üzerine saldırtılmış çapulcuların belirlenmesinde ve asıl onları saldırtanların ortaya çıkartılmasında göstermesi gerek. Tabii suçlu ilan edilenlere de savunma hakkı tanınmalı. Bunlar dışında “Tribünleri temizleyeceğim” lafları, taraftarın iradesini bastırma anlamına gelir. Ne yaptınız, tribünlere pankart sokulmasını engelleyerek, o herkesin övündüğü Beşiktaş taraftarının yaratıcığına, toplumsal olaylara ilişkin duyarlılığına zincir vurdunuz. Kasımpaşa maçında açılacak, güzelim ‘Tekel’in De Sesi Var’ dayanışma pankartı gün yüzü göremedi. Benim bildiğim, tribünleri temizlik görevlileri temizler. Yeni Açık’ta korsan forma satanlar cirit atıyor ama gördüğüm kadarıyla temizlik konusunda bir sorun yok. Asıl temizlik yapılması gereken yer Akaretler’de. Kulübün yönetim anlayışında. Onu da, özgür iradesiyle oy kullanan Kongre üyeleri yapacak. Oy vermemenin ya da boş oy atmanın mevcut yönetime destek anlamına geleceğini bilerek. Kaliteye gel Muktedirlerin kabul ettirmeye çalıştıkları bir hakikat de toplumu bir mühendis gibi şekillendirebilecekleri, halkı beğenmezlerse yerine başka bir halk koyabilecekleri... Beşiktaş Başkanı tribünden yükselen güvensizlik karşısında ‘Taraftar kalitesinin yükseltilmesi’nden söz ediyor. Sanki taraftar bir ürün, bir mal. Mühendisler formülleri uygulayıp kaliteyi yükseltecekler. Asıl kaliteye ihtiyacı olanlar kulüplerin başına çöreklenmişler aslında. Tuttuğum takımın tek hakikati olarak paranın dayatılmasından utanç duyuyorum. Kulüplerin sadece başkan ve yönetimlerden ibaret görülmesini, taraftara meta muamelesi yapılmasını kabullenemiyorum. Her şey paraysa, o zaman bastırın trilyonları da yaratın başka bir Beşiktaş, başka bir Fenerbahçe, başka bir Galatasaray. Çünkü bu isimler ticari bir ürün, bir marka değil. Tarihin derinliklerine kök salmış, taraftarın gönlünde yaşayan bir toplumsal varlık. Bir canlı arma. Tekel işçilerinin direnişleri yüzyıl başında hak arama bayrağını açan Cibali Tütün Fabrikası çalışanlarından güç alıyor. Onun için “Tek-el’in de sesi var.” Bakalım, Cibali grevleriyle aynı zamanda kurulmuş Beşiktaş’ın Kongre üyelerinin sesi var mı? SPOT IŞIĞI Gülengül Arslanoğlu Altınsay Şahsi hayatlarını teşhir etmek ile fikir beyan etmeyi birbirine karıştıran gazete yazarlarından olmamaya özen gösterdim hep. Ne var ki, yakın çevremiz dışında çoğu kişinin karı-koca olduğumuzu bilmediği, bilmesinin de gerekmediği Gülengül Altınsay, Murat Aksu’nun listesinden Beşiktaş seçimlerine girince iş kamusal alana yansıdı. Kongre’ye ilişkin görüşlerimi iki hafta boyunca burada okuyabilirsiniz. Program, seçim stratejisi ve ekip konularında azami bir birliktelik sağlayamadığım için Aksu’nun listesine girmedim. Gülengül ise kulübü mevcut anlayıştan kurtarmayı bir görev bildi ve çok sevdiği gazetecilik-yazarlık işini dondurarak öne çıktı. Bunlar ayrı gelişmiş süreçler. İkimiz de ayrı takımları tutuyor olabilirdik. Beşiktaş’ta aynı listede, ya da, biraz zor (!) gerçi ama ayrı listelerde yer alabilirdik. Şunu belirtmem gerek. Gülengül benden çok daha eski, 21 yıldır, Beşiktaş üyesi... Benden çok eski ve profesyonel bir spor yazarı... Spor yazarlığına başladığı günden bu yana Fulya’daki antrenmanlardan eksik olmadı. Sadece Beşiktaş’ın değil, ülkenin ve futbolun bütün sorunlarına cesur, içten ve yapıcı yaklaştı. Beşiktaş’ta ve futbol medyasında uzun süre ben, ‘Gülengül Altınsay’ın eşi’ olarak bilindim. Şunu da ekleyeyim. “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın bulunur” diye bir palavra sıkça tekrarlanır. Güya kadınlara iltifat edilecek. Aslında “Her başarılı erkeğin geriye ittiği bir kadın vardır.” Beşiktaş’taki yöneticiliğim sırasında, Gülengül geride durmaktan gocunmadı. Gocunmak bir yana koşulsuz destek gösterdi. Bu ‘talihsizliğe’ Beşiktaş’ın iyiliği için katlandı. Bakalım ben ona aynı desteği gösterebilecek miyim? Çünkü O, haydi burada olumlu cinsiyet ayrımcılığı yapayım, bir kadın ayrıca. Bozan yıkan değil, yapan büyüten. Nefret eden değil, acıyan ve seven. Öldüren değil, hayata getiren. Rekabetten önce dayanışmaya özen gösteren. Aynen biricik Elvan Abeylegesse’mizin koşu ayakkabılarını rakibine vermesi ve bunu hâlâ çok olağan bir davranış olarak görmesi gibi. İbrahim Altınsay
__________________
Sonsuza Dek Sevildiğini Bil Yeter ... http://img211.imageshack.us/img211/8...kapitallq4.gif |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Bulunduğu Yer: ilerde sagda
Mesajlar: 4.952
![]() |
Son derece adil ve eşit şartlarda geçen bir seçim yarışması yaşadık.
Söylenecek herşey söylendi, yapılacak herşey yapıldı. İki adayda son derece centilmen bir şekilde,herkesin Beşiktaşlı olduğunu unutmadan, olayları abartmadan bu işi götürdü. 22 senelik kongre üyeliğim süresince gördüğüm en kaliteli yarış oldu. 20 sandıkta üyeler oy kullandı. Birinci sandık en eski üyelerin 20. sandık en yeni üyelerindi. Demirören her sandığı benzer oranla kazanıp toplamda haklı bir galibiyet aldı. Burada her sandığın oranının aynı olması çok önemli. Ben ve Demirören 4. sandıkta oy kullandık mesela Aksu ise 12. sandıkta kullandı Daha biz doğmadan üye olanların oy oranıyla bizim çocuğumuz olabilecek üyelerin oy kullandığı sandığın oy oranı aynı. Bu ne demek?? Demek öyle iddia edildiği gibi bindirilmiş kıtalar, 2500 oyu olan üyeler falanlar filanlar yok demek. Öyle olsa bu üyelerin yapılış dönemlerine göre sandıklarda zig zag sonuçlar çıkması gerekirdi. 1. sandığın kanaatiyle 20. sandığın kanaati hemen hemen aynı. Bu yüzden üyelere yandaş,şak şakçı,omurgasız,satılmış vesaire yaftalar takmak son derece ayıp ve yanlıştır. Kanaat bu şekilde tecelli etmiştir. Benim şahsi kanaatim bu yönde değildir, bunu dün akşam Haber 1903 kanalıyla ilan ettim. Ancak bu sonucun tartışılacak hiçbir yanı yoktur ve konu kapanmıştır. Neden? Niçin? Gibi sorulara ileriki günlerde gireriz ve irdeleriz. Beşiktaş`ın Başkanı Yıldırım Demirören`dir, tebrik ediyorum... * * * * * Bu başarılı kongre organizasyonu sonucunda bütün kulüp üyeleri Aksu`yu destekleyen yaklaşık 3000 üye ve Demirören cephesi dahil aşağıdaki konularda ortak düşünceler taşımaktadır. 1- Beşiktaş`ın borçları azaltılacak. 2- İnönü Stadyumunun yeniden inşaası öncelik olacak. 3- Transfer operasyonları profesyoneller tarafından özenle yapılacak. Yıldırım Demirören üyelere futbol direktörü olarak Metin Tekin`i getireceği yolunda söz verdi. Artık bu vaadlerin takipçisi olacağız. Ancak Demirören`in listesinin geçen dönemden daha güçlü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Demokrasinin yarışmacı ruhu iyi işlemiştir, sistem iyi çalışmıştır. * * * * Murat Aksu`ya da kocaman bir teşekkür yolluyorum. 3 aydır gece gündüz çalışarak ve bu seviyede bir organizasyon yaparak Beşiktaş`ın çıtasını yükseltmiştir. Kendisi Beşiktaş`ta muhalefetin resmi sesi olmuştur. Kendisinden bu işin peşini bırakmamasını ve özellikle denetim ile ilgili meydanı sahte okeylere bırakmamasını dilerim. Verilen sözlerin takipçisi olarak çalışmaya devam etmesi gerekir. RUZGAR SAGNAK/HABER1903 bi acidan bakildiginda cok guzel bi yazi herseyin ozeti
__________________
BUYUK ASK |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Bulunduğu Yer: ilerde sagda
Mesajlar: 4.952
![]() |
Yetmemiş sevgili Başkan…
Yetmemiş… Kulak ver sana seslenenlere… Kulak ver ki neyin yetmediğini bizlere ANLAT! Sana şakşakçılık yapan bu kitle; Daha fazla borç istiyor… Geçmişten bugüne yapılan saçma sapan transferlerin artmasını istiyor… 5 hoca değil 6-7-8 istiyor… Stadyum sözü verip yeniden tutmamanı istiyor… Maşallah her kongre öncesi maketlerin şekli değişiyor! Daha Delgado’nu akıbeti belli değilken onları 9 yabancı tatmin etmemiş, 10 istiyor. ON… Bu kendini bilen(!), senin geçmişini bilmeyen insanlar! Taraftarla daha fazla aranı bozmanı istiyor… Bu gerginlik yetmemiş, daha fazla nefret tohumları ekilmesini istiyor… Kulak ver başkan… Yetmez diyorlar! YETMEMİŞ! Kimseye kulak vermeyip Tabata’ya harcadığın 8 Milyon Euro yetmemiş, 10 vermeni istiyorlar… Başka bir Del Bosque olayı istiyorlar… Kulübe verdiğin 62 Milyon TL’lik borç mu? Kesmemiş. Daha fazla ver, kulübün tamamen sahibi ol istiyorlar… Yetmez Başkan kulak ver… Fulya’da yapılan anlaşmalar yetmemiş… 20 yıl değil, 100 yıl kırdırılmak istiyorlar… Cumartesi Mali Kongre’de sana seslenen Atıf Keçeci ne dedi? Daha açık bir ifadeyle yazıyorum… Sen etrafını temizlemedikçe kimse yanında olmaz! Bırak tribünü, tertemiz orası sen önce etrafını temizle! Böyle tabloların içinde olduğun sürece Beşiktaş’a gönül vermiş, kulübü ileriye götürecek hiçbir aydın yanında olmaz! Olamaz! Atıf Keçeci olmaz! Itır Esen olmaz! İbrahim Altınsay olmaz! Fikret Orman olmaz! Hasan Arat olmaz! Olmaz kardeşim, olamaz! Beşiktaş duruşu denen o kutsal cümleye ihanet edilen bir ortamda hiçbir Beşiktaş sevgilisi yer almaz... Kararlı ve güçlü bir açıklamayla tüm taraftarları kucaklamak yerine! “Yetmez Demirören yetmez!” diyenlerle omuz omuza yürüyorsun! Bu nasıl bir sevinç gösterisidir… Nispet yapar gibi, kime gövde gösterisinde bulunuyorsunuz? Beşiktaşlılara mı? Ayıp, yazık, günah! Yetmez Başkan, hayırlı uğurlu olsun… Devam et… Sakın hatalarından ders alma… Bu yetmez diyenlerle omuz omuza yürümeye devam et! FATİH KAYA / HABER1903 buda dogru bi yazi ve yaklasim...
__________________
BUYUK ASK |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Bulunduğu Yer: ilerde sagda
Mesajlar: 4.952
![]() |
ama yukardaki iki yazinin ayrildigi nokta
1.si bardagin dolu tarafina bakarak yazilmis 2. si bos tarafina bakilmis ben her zaman doludan yanayim:)) artik olan olmus demiroren su goturmez bi sekilde oylari goturmus kardesim yukardada yazildigi gibi kimsenin kongre uyelrine laf solemesine gerek yok bundan sonra secimi konusmayada gerek yok istesekte istemesekte bu baskan Allah korusun basina bi bela gelmedigi surece basimizdadir baskanimizdir
__________________
BUYUK ASK |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Bulunduğu Yer: ilerde sagda
Mesajlar: 4.952
![]() |
Kim bunlar?
Nihat’a, karısına, ailesine, anasına, bacısına küfür edenler? Kim bunlar? Beşiktaş’ın futbolcusuna hakaret edenler… Beddua okuyanlar… Islıklayıp, yuhalayanlar… Kim bunlar? Siz kimseniz, siz Beşiktaşlı değilsiniz… Buradan söylüyorum… Beşiktaş’ın “B” si bile olamazsınız… Yazıklar olsun… Bir futbolcuyu sadece ve sadece gol atıp atmadığına göre değerlendiriyorsanız, değer yargılarınız topun çizgiyi geçmesiyle sınırlıysa zaten diyecek bir şey yok, takım sevgisi, ruh filan kalmamış, gözünüzü nefret bürümüş. Nihat önümüzdeki haftalarda arka arkaya golleri sıralarsa, hangi yüzle tribüne çağıracaksınız… Bu ağızlarından, tükürükler saçarak küfür eden arkadaşları merak ediyorum... Kim bunlar? Onlarında anaları, bacıları, muhtemelen eşleri, belki kız çocukları var… Hangi ruh haliyle sahada ısınan Siyah-Beyaz formalı futbolcuya küfür edersiniz? Senden birisi, yabancı değil, rakip değil… Canın ciğerin… Bu sezon, kendi kendimizin düşmanı olduk… Bu arada kaçırdığımız çok şey var. Farkında mısınız, televizyon ekranlarında kimler neler konuşuyor, Beşiktaş’ın görüntüleri bile verilmiyor. Size söylüyorum… Bazı kanallar Beşiktaş’ın görüntülerini vermiyor… Bu ne demek? Bakın; Dün gece Bilgin Gökberk katıldığı bir programda; “Türkiye de futbolda sadece Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti vardır, Beşiktaş’ın adı ancak üçüncü olarak geçer” diyor… Bu demek… İki büyük yaratılmaya çalışılıyor, biz de el birliği ile yardımcı oluyoruz… Niye biliyor musunuz? Çünkü biz kendi içimizde, didişiyoruz… Adamlar bizi saymıyor bile… Uyanın beyler… Rakiplerimiz alıp başını gitmeden, Son vermek gerekir bu kine, öfkeye, nefrete… Bırakın Beşiktaş’ın evlatlarına küfür etmeyi… Hem, insan kendi ailesine, sövebilir mi? Çarpılırsınız vallahi… Tövbe, tövbe… Itır Esen / Haber1903
__________________
BUYUK ASK |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Bulunduğu Yer: ilerde sagda
Mesajlar: 4.952
![]() |
Hafta sonu Kanal Türk’teki Telegol programını takip eden Beşiktaş taraftarı, hayal kırıklığıyla birlikte kötü bir sürprizle karşılaştı…
Neydi o kötü sürpriz… Taraftarlar Beşiktaş’a sıra gelince ekranda özet görüntüleri beklerken, fotoğraflardan hazırlanmış slâyt şov ile karşı karşıya kaldı… Tam anlamıyla bir ekran rezaleti! Hayır dersiniz ki, hiç özet görüntü yayınlamıyoruz… Anlarız… Bakıyoruz Fenerbahçe ve Galatasaray var. Beşiktaş yok! Hangi akla hizmettir? Programın daimi konuklarına bakıyorum… Sinan Engin… Sözde Beşiktaş’ı temsil ediyor… Aklıma geçen hafta geliyor… Ahmet Çakar, Erman Toroğlu için "25 yıllık arkadaşımı yedirmem" diyerek programı terk ediyor… Beşiktaşlı Sinan Engin, 107 yıllık camiası için ne yapıyor? Umurunda bile değil! Oturmuş Fenerbahçe’yi ve Galatasaray’ı yorumluyor… Vallahi bravo! Bu ne Beşiktaş aşkı be kardeşim… Helal olsun… Şimdi çıkar benim Beşiktaşlılığımı kimse tartışamaz der… Ben de ona diyorum ki; Ahmet Çakar kadar bile olamıyorsun! ** Serhat Ulueren’e ne demeli… Herhalde kendi için kurduğu küçük dünyasında Beşiktaş’a yer vermiyor… Buradan Başkan Yıldırım Demirören`e sesleniyorum... Başkan... Medyadaki en yakın olduğun isim programında Beşiktaş`ı elinin tersiyle itti... Nasıl tavır alacağın konusunu merak ediyorum... Daha önce Ulueren’in programına katılmaman için sana seslendim, katıldın... Buyur... Senin yüz verdiğin insanların Beşiktaş`ı layık gördüğü konumu kendin ifade et... Tepkiyi sen koy... Peşinden de camiayı sürükle! ** Seçim öncesi Yıldırım Demirören’e destek veren Serhat Ulueren’in bir beklenti içinde olabileceği ihtimalini düşünmüştüm… Dün takip ettiğim Son Kale programında bir ayrıntı net bilgi olmasa bile bunu doğrular cinstendi… Programa, hakemlik yapması engellenen Vedat Yüksel bağlanıyor… Ulueren soruyor “Hakemlik yapmanı Yıldırım Demirören mi engelledi?”… Allah’tan Vedat Yüksel insaflı çıktı da oltaya gelmedi… Boş bir laf… Cem Papila’ya söylese şaşırmam da Vedat Yüksel ne alaka? Yüksel’in kimden bahsettiğini, spor camiasının içinde olan herkes iyi biliyor… Kendi de ifade etti zaten “Aziz Yıldırım”… Ne hikmetse Serhat Ulueren bilmiyor! Demirören’le bir husumet olduğu kesin… Zarar gören kim? Beşiktaş! ** Telegol programında yaşananlar gerçekten çok farklı… Hiç bir sebep Beşiktaş’ı ekranda küçük düşürmeye bahane olamaz… Bahsedilen bir Ulusal kanal… Siz kimsiniz ki Beşiktaş’a ekranda yer vermiyorsunuz? Fenerbahçe veya Galatasaray TV gibi hareket etmek istiyorsanız karar sizin Beşiktaşlılar da öyle hareket eder! Ama biz ulusal kanalız diyorsanız bu rezilliğe bir son vereceksiniz! Bu saatten sonra ne değişir bilmem! Ama artık Beşiktaş’ı küçük lokmaymış gibi görenlere haddinin bildirilmesi gerekiyor… Boykotsa boykot, iç kavgalardan sıyrılıp kendimize gelme zamanı… Eğer gerçekten son barikatsak sahip çıkmanın zamanı geldi de geçiyor bile! Öyle değil mi? Serhat Ulueren, Başkan’a kızacak ekrandan Beşiktaş’ı kaldıracak… O kadar basit değil dimi şekerim? Fatih Kaya / Haber1903
__________________
BUYUK ASK |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|