![]() |
|
| SSS | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Basın Ve Transfer Haberleri Basında Beşiktaşımız ile ilgili Haberler ve Köşe Yazılarının Paylaşıldığı Alan . |
![]() |
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#41 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Oct 2008
Bulunduğu Yer: ankara-batıkent
Mesajlar: 5.738
![]() |
sergen nasıl gündem yaratcağının peşinde hocam. ben okumuyorum bile çoğuz yazısını. alt yapıyla ilgili yazarsa okuyorum o kadar
__________________
GÜNEŞ BİZİMLE DOĞAR YAĞMUR BİZİMLE YAĞAR BİZİMLE COŞAR DENİZ ATEŞ BİZİMLE YANAR FİDAN BİZİMLE BÜYÜR ÇİÇEK BİZİMLE BİZİMLE AÇAR BİZİMLE SÜRER HAYAT ULUS BİZİMLE YAŞAR BİZ ATATÜRK GENÇLERİYİZ |
|
|
|
|
|
#42 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Oct 2008
Bulunduğu Yer: ankara-batıkent
Mesajlar: 5.738
![]() |
ÇOK BÜYÜKSÜNÜZ
Pascal Nouma Maçı izlerken şöyle bir düşündüm. Acaba bizim oyuncular hangi kulüpte oynadıklarının farkındalar mı? İnsan kaybettiği değerlerin kıymetini daha sonra anlıyor, ama o zaman iş işten geçmiş oluyor... Beşiktaş`tan ayrılışımın arkasından ben bunun acısını yıllarca hissettim. Geçen hafta şampiyonluk ihtimali kaybolmuş olabilir ama sen Beşiktaş`sın, karşındaki takım Sivasspor. Arada dağlar kadar fark var. Sen maçın ilk dakikasından itibaren rakibini boğmazsan, ilk yarıya 1-2 gol sıkıştıramazsan nerde kaldı senin büyüklüğün? Madem şampiyonluk gitti, ligi en azından 3. veya 4. sırada bitirmelisin ki taraftarlarının gönlünü alasın. Maçın başlama vuruşuyla düzenli paslaşmalar var ama sonuç yok. Bu tip karşılaşmalarda en hızlı bir şekilde sonuca gitmek zorundasın. Bunun içinde gol atman lazım. Ben dün ilk yarıda en azından iki gol olmasını bekliyordum, hayal kırıklığı yaşadım. Devre arasında dikkatimi taraftarla ağız dalaşına giren Serdar Özkan çekti. Kendisine iki çift lafım olacak... Bak sevgili Serdar, senin taraftara laf söyleyebilmen için önce onlara bir şeyler vermen lazım, şu an Beşiktaş`ı kafanda bitirmiş gibisin, sana sözleşme teklif ettiler kabul etmedin, o zaman zorlama kendini Serdar, yolun açık olsun, git nereye gitmek istersen, işte o zaman yazımın başında ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksın. İkinci yarı, ilk yarının kopyası gibi başladı. Sivasspor`un golünden sonra maça biraz hareket geldi. O golden sonra Beşiktaş biraz uyanır gibi oldu ve çok kısa bir süre sonra Bobo`nun kafasından gelen golle eşitlik sağlandı. Ensene tokadı yersin Bu arada genç Necip ve genç Rıdvan dikkatimi çekti. Bu iki yıldız adayının yeni sezon öncesi iyi bir hazırlık kampı geçirip önümüzdeki sene takımdaki yerlerini garantilemeleri en büyük temennim. Her ikisi de ilerde bu takımın banko oyuncuları olacak düzeydeler, bundan hiç şüphem yok. Her iki takıma da beraberliğin yaramayacağı bir karşılamada, tam Holosko`yu eleştirmek üzereydimki gelen golü, beni bu kararımdan vazgeçirdi. Kendisinden daha yaratıcı olup eski gücüne dönmesini bekliyorum, eğer Dünya Kupası`nda da bu performansını gösterirse gelecekteki kariyerini riske eder. 86. dakikada Rüştü, bir kalecinin yaşayacağı en şanssız pozisyonlardan birini yaşadı, Kamanan`ın ceza sahasından çektiği şut önce direğe sonra da Rüştü`ye çarparak kale ağları ile buluştu. Bu dakikadan sonra oyun tam bir kör dövüşüne dönüştü. Beşiktaş Sivasspor kalesine şuursuzca yüklenirken, Sivasspor galibiyet golünü kontrataklardan bulmaya çalıştı. Maçın bitiş düdüğüyle her iki takım da kendilerine yaramayan birer puanı hanelerine yazdırdılar. Maç sonrası Beşiktaşlı futbolcuların hakeme agresif tutumlarını anlamakta zorlandım. Bu agresifliği lig boyunca sahada göstermelilerdi. Unutmasınlar ki ligin centilmen takımına ne puan veriyorlar ne de şampiyon yapıyorlar. Eğer önümüzdeki sene de böyle nazik, agresiflikten uzak oynayıp savaşmazlarsa, enselerine tokadı vurup, ağızlarındaki lokmayı alan çok olur. Son sözüm de Beşiktaş taraftarına, ÇOK BÜYÜKSÜNÜZ ÇOOK... Pascal Nouma / Fotomaç ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
__________________
GÜNEŞ BİZİMLE DOĞAR YAĞMUR BİZİMLE YAĞAR BİZİMLE COŞAR DENİZ ATEŞ BİZİMLE YANAR FİDAN BİZİMLE BÜYÜR ÇİÇEK BİZİMLE BİZİMLE AÇAR BİZİMLE SÜRER HAYAT ULUS BİZİMLE YAŞAR BİZ ATATÜRK GENÇLERİYİZ |
|
|
|
|
|
#43 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: May 2006
Bulunduğu Yer: YSTANBUL
Mesajlar: 2.848
![]() |
Hakem hatalarının Beşiktaş’a etkisi...
#gsol div.hbr { background: url(http://91.93.103.35/gazete.png) no-repeat 407px 35px; } #gsol div.hbr div.vny { position: absolute; left: 0px; top: 0px; } #gsol div.hbr div.ktg { position: absolute; left: 0px; top: 0px; } Güven TANER Beşiktaş’ın kendinden gelen hatalarını, eksiklerini, yapısındaki yetersizlikleri yok saymadan bir kenarda tutalım. Bunlara karşın, son üç maçındaki (Trb, F.B. ve Sivas) hakemler Bünyamin Gezer, Hüseyin Göçek ve Kuddusi Müftüoğlu’nun vermedikleri ve tekrarlatmadıkları penaltılarla 7 puan daha alabilirdi. Ve bugün lig sıralamasında 65 puanla Bursa’nın bir puan gerisinde ikinci sırada şampiyonluk yarışçısı durumunda olurdu. Amacım Beşiktaş’ın sıralamada bulunduğu yere bir özür üretmek değil. Hatalı hakem kararlarının bir takımı ne denli çok etkilediğini vurgulamak! Ve hakemlerin, onları bir biçimde etkileyenlerin, görevlendirip - değerlendirenlerin ligin akışını ne denli etkilediğini göstermek. Beşiktaş’ın hakem hataları nedeniyle alamadığı puanların bir de rakiplerine olumlu yansıdığına bakar isek ligdeki hakem etkisinin büyüklüğü iyice ortaya çıkar. Ayrıca... Yardımcıların hakemlere etkisine ve MHK’nin bazı maçlara atadığı 4.hakemlerin yeterlik ve deneyim derecelerine göz gezdirildiğinde, ‘komplo senaryolarına’ davetiye çıkarıldığı da görülür. Beşiktaş-Trabzon maçının İzmirli 4.hakemi hiç TSL maçı yönetmemiş biriydi! Düşünün maçın daha başında hakemin sakatlandığını... Maçı o yönetecekti! MHK diyebilir ki ‘Bizim ona güvenimiz var!” Olabilir, ancak ne yazık ki bizim MHK atamalarına güvenimiz kalmadı! MHK’de düdüğünü asmalı lig sonunda. Hakemlerin ve MHK’nin hatalarını, yetersizliklerini ele alarak Beşiktaş’ın yarışı yitirişini aklamaya çalışmıyorum. Bu hataların varlığı, Beşiktaş’ın kendi yaptığı hataların varlığını ortadan kaldırmaz. Şimdi şu soru yine şart oldu: Neden bu seri hakem hataları çoğunlukla Yıldırım Demirören Beşiktaş’ının canını yakıyor? Neden? Başkanların katkısı Fenerbahçe’nin ligin akışı içinde gerilere düşmesinin de sonradan toparlanıp en güçlü şampiyonluk adayı haline gelmesinin de ana nedeni olarak Başkan Aziz Yıldırım gösteriliyor. Beşiktaş’ta durum Başkan Yıldırım Demirören el koymadığı için mi, gizlice el koydu da mı böyle bilmiyoruz... Demirören’in epeydir sesi çıkmıyor. Huylandıracak bir sessizlik var! Şu sıralar bir yumruk sesi duyar mıyız acaba? BIKTIK l Toplumun güvenini yitiren sorumsuz yorumcuların, akıldışı kuramlar üretip, sinsice kendilerini gündem yaptırmalarından. Ve kimilerinin zokayı yutup bu safsataları ulusun tartışmasına açmasından! l Dinlenmekte olan teknik adamların, TV’lerde ‘Futbol tekniği makyajı altında’ suya sabuna dokunmayan, gelecek kaygısı bulaşmış yorumlarını dinlemekten...
__________________
MUSTAFA!.. |
|
|
|
|
|
#44 |
|
Karakartal
|
Neyi anlatalım?
Neyi anlatalım? Fenerbahçe'nin futbol olarak tat vermediği bir sezonda, ligde lider, kupada finalist olmasının sırrını mı? Ligde ikinci yarının başında can çekişen futbolcuların, ligin sonuna doğru hayat bulmasının iksirini mi? Öldükçe yaşayan bir takımın, bugünlere gelmesinin, futbolun halleri olduğunu mu? Yoksa takım iyi giderken, bildiri yayınlamanın gereksizliğini mi? *** Neyi anlatalım? Bursaspor'un Galatasaray karşısında muhteşem oynadığını, ama sistemin krallarının da Bursaspor'la oynadığını mı? "Galatasaray Bursaspor'a yatacak" diyenlerin, bu namussuz düşüncelerin altına yatması gerektiğini mi? Yoksa, böyle düşüncelerin Bursaspor'un yoluna taş koymak için, "sinsi bir teşvik primi" olduğunu mu? *** Neyi anlatalım? Hakemliğin bu ülkenin futbolunda, neden saygı görmediğinin sezon sonu sırlarını mı? Bursasporlu Ömer Erdoğan ile Zapo'ya gösterilen sarı kartların, kendini ele veren hakemliğin delili olduğunu mu? *** Neyi anlatalım? Bünyamin Gezer'in ikinci bir emre kadar, hakemlikten men edilmesi gerektiğini mi? Her şeyin ayrıntılarda gizli olduğunu mu? Neill'in atılmasıyla, Zapo'nun atılması arasında, duran top atışı kadar zamana tahammül edemeyen sistemin, maçı dengeleme sistemi olduğunu mu? Yoksa, Bursaspor'un kazanma şartlarını ortadan kaldırma kuvveti olduğunu mu? *** Neyi anlatalım? "Bursaspor şampiyon olursa, reytingimiz düşer" diyen, sistemin kirli tüccarlığını mı? Ertuğrul Sağlam'ın hakkını yiyenlerin, zıkkımın kökünü yemesi gerektiğini mi? Bu ülkede, erdeme dair gerçeklerin hükümsüzlüğünü mü? Yoksa futbolun sürekli olarak, ihanete aç olmasını mı? *** Neyi anlatalım? Arda Turan'ın, takımına meydan okuma gücünü mü? Galatasaray Kulübü'ne Sabri kadar emek vermemiş bir adamın, "kutsal muamele" görmesinin, zavallı futbol medyasıyla bağlantılı olduğunu mu? Yoksa Adnan Polat gibi başkanların, ne kadar kompleksli olduğunun hikayesini mi? *** Neyi anlatalım? Beşiktaş'ın son 3 maçında verilmeyen penaltılarının, hık demiş burnundan düşmüş hakemliğin eseri olduğunu mu? Beşiktaşlı futbolcuların son dakikadaki faul pozisyonu için hakemin etrafını sarmasının, göz boyamak olduğunu mu? *** Neyi anlatalım? Adalet, onurlu futbol, gerçekler falan filan. Bizim yazdıklarımızın, temcit pilavına saplanan kaşık olduğunu mu? İstanbul dışından gelen yabancılara, sistemin alerjisi varken, hakemlerin aslında büyüklere aşık olduğunu mu? Söyleyin neyi anlatalım? *** Bazı hakemlerin adaletsizlik aşkını sezonun anısına saklıyorum. Mahallenin ortasına posterlerini asıp, onların kara ve çirkin suratlarının altına, "Yeryüzünde siz olabilirsiniz ama yukarıda Allah var yazacağım." Belki birkaç da çürük yumurta!.. Bizim elimizden gelen de budur. %99 umuzun sevmediği fener yazarlarından belkide en iyisi. Hakkı Yalçın fotomaç
__________________
Beşiktaş'lı olmak yeter... |
|
|
|
|
|
#45 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Jan 2008
Bulunduğu Yer: Tarsus
Mesajlar: 3.505
![]() |
QUARESMA GELİYOR
Uluslararası transfer piyasası şartlarına göre söylüyorum : QUARESMA GELİYOR.. Beşiktaş`ın teklifini bu piyasada kimse reddedemez. Alternatif ancak Rusya olur, bu şartlarda İstanbul "cennet" sayılacağı için Quaresma gelecektir, rahat olun. * * * * Bu yazıyı yazmaktaki amacım QUARESMA konusunda taraftar beklentilerini mantıklı bir platforma oturtmak. Gözlemlediğim kadarıyla taraftar çıldırdı, QUARESMA istiyor. Helal olsun, arzunuz buysa yakışır. İçerisinde bulunduğumuz 3 yanlış 1 doğruyu getirir mi? Bunu analiz edelim. 1- Bonservis bedeli, benzer bir para Tabata`ya verildiğine göre kimse QUARESMA`ya verilmez diyemez. 2-Maaş bedeli, benzer bir maaş Nihat`a verildiğine göre kimse QUARESMA`ya verilmez diyemez. 3-Oyun sistemi, Denizli`nin 65.dakikaya kadar tut araya sıkıştır düzeni değişmeyeceğine göre çalım,frikik,şut atan QUARESMA`ya kimse olmaz diyemez. * * * * Quaresma transferi toplam 24 - 27 milyon EURO`ya mal olacaktır. Bu para formadan ve kombineden ÇIKMAZ, çıksa çıksa 6-7 milyon EURO çıkar bunu herkes bilsin. Ama yine NİHAT ve TABATA`dan sıfır lira çıktığı göz önünde bulundurulursa kimse buna da itiraz edemez * * * * Gelelim Quaresma ne yapar sorusuna? Portekiz 3 büyüklerinden gelip Türkiye`de ve Beşiktaş`ta başarılı olamamış oyuncu yoktur. Tello, Ronaldo, Dimas, Meira aklıma ilk gelenler. Portekiz Ligi ile Türk Ligi benzer teknik ve zihniyettedir, Türk ligi daha serttir. Quaresma 2 sezondur İtalya`da doğru dürüst oynamadı, pek bir istatistik yapamadı. Son Portekiz sezonunda ise 49 maç oynadı 12 gol 17 asist yaptı, bu performans onu 24 milyon EURO bonservis bedeliyle İtalya`ya taşıdı. Ama unutmayalım ki HOLOSKO`da geçen sezon Beşiktaş`ta 50 maç oynadı 16 gol ve 9 asist yaptı. Bu sezon ayağını kırmasına rağmen 26 maç oynadı 6 gol ve 1 asist yaptı, hala 3 maç daha oynayacak. HOLOSKO ve QUARESMA`nın topçulukları elbet karşılaştırılamaz, ancak HOLOSKO`da büyük bir atlet ve sporcudur. Görsel olarak pek keyif vermesede verim olarak etkilidir, 5 kere pozisyona girecek gücü vardır ama ancak bir tanesini belki atabilir. Ama denemekten ve çalışmaktan vazgeçmez, sorun çıkarmaz, ağzını açmaz, artistik yapmaz,ihanet etmez. Bunları niye yazıyorum? QUARESMA iyidir güzeldir ama HOLOSKO`dan bu ligde fazla istatistik - 2 yıl oynamadıktan sonra- yapamayabilir. Bunu bilin ve beklentilerinizi ona göre ayarlayın. QUARESMA Türkiye`de 10 gol 10 asist ve üzeri bir istatistik yapabilir mi? İşi ve bu ligi ciddiye alırsa elbet yapabilir. Ama büyük topçuyum havalarına girip işin artistik boyutuna odaklanırsa yapamaz. Çalım, topuk, bacak arası hareketleri tribünleri zevkten öldürür ama takım yine tabela yapamaz. Keita misali -benim en korktuğum- şekil oluşur, o da takım bir tarafta QUARESMA öbür tarafta, Beşiktaş üçüncü şeklidir. * * * * Bunları niye yazıyorum? Kimse QUARESMA geldi diye çıkarıp kupayı bize vermeyecek. Çalışmak lazım, uğraşmak lazım, ciddiye almak lazım. Bu oyuncunun her davranışına prim verip takımın önüne çıkarırsanız bu Beşiktaş`ın sonu olur. Yıldız olsun, QUARESMA olsun, çalım, topuk elbet olsun. Ancak bu takımın gerçek yıldızlarının her zaman ÜZÜLMEZ ve TORAMAN olduğu da unutulmasın. Eğer bunu başarabilirseniz QUARESMA`nız hepinize hayırlı ve uğurlu olsun. Yakışır.. Rüzgar Sağnak / Haber1903 güzel yazmış...baştan sona, bilhassa da koyuyla yazılan yerlere kesinlikle katılıyorum...umarım qua sevdamız elimizde patlamaz...
__________________
███████████████████████ BEŞİKTAŞ 1903 ███████████████████████ |
|
|
|
|
|
#46 |
|
Karakartal
|
alternatifi neden rusya oluyo? onu anlamadım bu adam 33-34 yaşında değilki birinci sınıfta bi adam maddi yöndense olabilir, ama 20milyon euro civarı alınmış bi adama 8.5 ta az bence. artı fomadan fazlasıyla çıkacaktır onun parası zaten millet forma almayı unuttu herkesin gözü onda ilk ben alıcam.
__________________
Beşiktaş'lı olmak yeter... Konu ertan1903 tarafından (29-04-2010 Saat 17:30 ) de değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#47 |
|
Karakartal
|
Feyk ulan feyk (G.O.R.A.'dan)
‘Beşiktaş’ın gerçek sahipleri’nin oylarıyla seçilen yönetim, daha sezon bitmeden ilk hamlesini yaptı ve Ricardo Quaresma’yı transfer etmek için görüşmelere başladığını İstanbul Borsası’na bildirdi. Bu nafile hamleye spor dilinde ‘fake’ (feyk) denir. Ve dilimize; ‘yanıltıcı hareket’, ‘yapmayacağı işi yapacakmış gibi yapma’ olarak çevrilebilir. Ya da ben böyle çevirmeyi uygun gördüm de diyebiliriz.. Çünkü aynı gün Bilal Meşe Milliyet’te ilginç bir Beşiktaş haberi yaptı. Kulübün vergi borcu ödenmediği için Avrupa kupaları için gerekli UEFA lisansını alamama tehlikesini ve futbolculara ocak ayından bu yana ödeme yapılmadığını anlatıyordu haber... Mustafa Denizli’nin, kapısını aşındıran futbolcular yüzünden bir sonraki sezon ‘devam etme’ kararını gözden geçirdiği de belirtiliyordu. Beşiktaş gibi ‘marka’ bir takımın para sıkıntısı çekmeyeceği herkesin malûmudur. Bu tür mali konular öyle ya da böyle halledilir. Ancak... Sahaya çıkarken futbolcularının eline ‘Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır’ pankartı tutuşturup, ‘ele verir talkını’ tarzını benimsemek de bu topraklarda yeşeren yöneticilere has bir haslet olsa gerek. Hem vergini hem futbolcuların parasını ödeme sonra da “Biz Quaresma ile görüşüyoruz” diye hava yap... Hayır, Quaresma da matah bir şey olsa anlayacağım. Hani “ayranı yok içmeye” derler ya, o misal... Yakında sezon bitiyor ve yöneticiler, menacerler için ‘transfer fırtınası’ mevsimi yaklaşıyor. Messi’den Ronaldo’ya, Kun Agüero’dan Steven Gerard’a kadar getirilmeyen kalmaz ülkeye. Millet yemez ama, hayal tatlıdır ‘yer’ gibi görünür. İnanmak ister palavraya... Yöneticilerin sığınağı da işte bu ‘hayaller limanı’dır. Yönetilir gibi yapılan kulüp aslında yönetilememektedir. Örnek olarak bakınız; Galatasaray yöneticisi Haldun Üstünel’in “Transferde hata yaptık” özeleştirisi... Sonunda taraftara da Müslüm Gürses’in o şarkısına kulak vermek düşer; “Boş hayaller kurdum inandım sana / Mutluluk yerine dert verdin bana...” Korkarım Beşiktaş taraftarı bir sonraki sezon bu şarkının sözlerinin devamını öğrenmek zorunda kalacaktır... İnsan faşist olmaya görsün! Tuttuğumuz takımın galibiyeti elbette ki maça gitme faaliyetinin özüdür. Ama aynı zamanda futbol bize, çevresine ördüğü ilişkiler vasıtasıyla ‘insanlık durumları’nı değerlendirme şansı da tanır. Kimiz? Kimden yanayız? Neyi, nasıl bir hayatı savunuyoruz? Bunları da gösterir futbol. Tabii görebilene. Bu nedenle de seyre değer bir oyundur. Lazio tribününe doluşmuş insanlar örneğin. Takımları gol yediğinde aymazca sevinebiliyorlar. “Roma şampiyon olmasın da ne olursa olsun!” Gerekçeleri ilk bakışta haklı gibi görünebilir. Tarihsel ve düşünsel olarak yenildikleri İnter’e yakın, Roma’ya düşmanlık derecesinde uzaktırlar. Ama takımı gol yediğinde sevinen birisi aynı zamanda hayata ve takımına anlam kazandıran futbolu öldürmektedir, bunu görmez. “Efendi gibi yenilmek” de var bu oyunda ama ideoloji böyle bir şey insana “deli gömleği” giydiriyor. Takımına gol atıldığında “gooool” diye ayağa fırlayan adam bize, bir yerde herhangi bir gerekçeyle biri öldürüldüğünde “Ohhh” çeken adama dair önemli ipuçları verir. Sakın bunlar birbiriyle kıyaslanamaz şeyler diye düşünmeyin. İnsan faşist olmaya görsün; düşmanı kaybetsin diye insanlığı olduğu gibi oyunu da öldürmeyi göze alabilir...
__________________
Sonsuza Dek Sevildiğini Bil Yeter ... http://img211.imageshack.us/img211/8...kapitallq4.gif |
|
|
|
|
|
#48 |
|
Karakartal
Üyelik Tarihi: Jan 2008
Bulunduğu Yer: Tarsus
Mesajlar: 3.505
![]() |
BURSA PAZARLIĞI
Bursa`yla takas konuşuluyor, olabilir... Önce şunu ortaya koyalım, Zapo ve Holosko`yu Ertuğrul Sağlam aldırdı. Verilen fiyatlar biliniyor. Holosko çift, Zapo 3 kupa kazandı. Holosko Dünya Kupası`na gidiyor, üstüne Bursa`yla Şampiyonlar Ligi oynarsa piyasası iyice oturur. Her ikiside Bursa`da satmak istedikleri an para eder, kalite korunur. * * * * Beşiktaş`ın yabancı kontenjanı boşaltıp yerli kalitesini arttırması gerekir. Zapo artık bizde para etmez, seneye kontratı bitiyor, Holosko`nun ise maaşı 2 milyon`a çıkacak. İstersen Holosko`yu 5 milyona satarsın ancak bu sefer Zapo elinde patlar. Yani ikisi 5 milyon eder. O takdirde bu takas benim için adildir. Ancak üstüne Beşiktaş`ın para vermesi gerektiğini düşünmüyorum. Neden Holosko`nun maaşını biz verelim? Holosko Volkan Şen`den her açıdan iyi bir futbolcudur. Ben Nihat`a da yer bulmak için gitmesine razı oluyorum ve elbette Q7 için yer açıyorum. Ayrıca Tello`nun kalması gerektiğini düşünüyorum. Bu durumda Fink ve Tabata`da gidecek ve son şekil bu olacaktır. En azından hocanın planladığı bence budur. Başarabilecekler mi, bakacağız... ÖZEL NOT: Hadise`nin okuduğu İstiklal Marşı`nı -bir iki yerde detone olması hariç- çok beğendim. En azından hoş bir ilktir, ilerde daha iyisini yapanlar umarım olacaktır. Rüzgar Sağnak / Haber1903
__________________
███████████████████████ BEŞİKTAŞ 1903 ███████████████████████ |
|
|
|
|
|
#49 |
|
Karakartal
|
FORZA NECİP
Q7`nin golü, eşine benzerine ancak popüler bilgisayar oyunlarında rastlanacak bir sanat eseri. Portekizli `kanat sanatçı`sının her maçta daha fazla artan hırsı ve iştahı da İnönü ahalisinin futbol delisi gönlüne fazlasıyla hitap ediyor. Zaman zaman hareketleriyle bilgisayar oyunlarının futbolcularına bile kramponunu ters giydiren Q7, Schuster`in ideal taktik kurgusuyla uyum sağladığı ölçüde İnönü`deki futbol gecelerimizi daha da pırıl pırıl aydınlatacak gibi... Bilgisayar oyunlarına atıfta bulunmuşken şunu da belirtmek gerek: Q7`li Beşiktaş henüz o oyunlardaki `en düşük güç seviyesi`ndeki takımlarla oynadı. Beşiktaş, sezonun geri kalanında her üç kulvarda da bir daha Plzen gibi `asimetrik rakip`lerle karşılaşmayacak. Ancak Schuster usta bunun hepimizden daha iyi farkında, bu yüzden de bu seviyedeki maçları %51 taktik geliştirme + %20 oyuncu deneme bağlamında değerlendiriyor. Geriye kalan `asal sorun` %29 ise belki de hepsinden daha zorlu bir süreç çünkü Beşiktaş ligin başlamasına kısa bir süre kala 6+2+2 kontenjanını nasıl değerlendireceğine artık bir karar vermek zorunda. Ancak yüzdelerin ötesinde Q7 gibi global yeteneklerin yanına Necip gibi altyapı harikalarını eklediğiniz ölçüde sadece günü kurtarmakla yetinmez, geleceği de ipotek ettirmezsiniz! Beşiktaşlılar bu yüzden Necip`e haklı olarak `pozitif ayrımcılık` yapıyorlar, hatta benim gibi birçoğu Necip sakatlanacağına kendisi sakatlanmaya dünden razı! Çünkü Necip çölde vaha misali. Efsane altyapı devrimcisi S.H. Tüzün, anlamsız bir sürgüne yollandığından beri ilk kez Beşiktaş`ın altyapısından böylesine pırıl pırıl bir futbol madeni gün ışığına çıktı. Necip`in saha içindeki yetenekleri tartışılmaz ama daha da önemlisi son yıllarda birçok `harika çocuk`tan farklı olarak `saha dışı yetenekleri` de üst düzey. Altyapıdayken Necip`le yaptığım röportajda `Hangi müzikleri dinliyorsun?` diye sorduğumda `Siz müzisyenmişsiniz, o yüzden benim pek hakim olmadığım müzik konusunda hangi cevap camiaya yakışacaksa onu yazalım` demişti Necip. `En pahalı araba-en magazin sevgili-kısa yoldan para` şeytan üçgeni yerine `camiaya layık oyuncu-iyi insan-Avrupa`da top koşturma` ideallerine sahip Necip`e sadece `Forza!` diyorum. Ali ECE / Akşam
__________________
Sonsuza Dek Sevildiğini Bil Yeter ... http://img211.imageshack.us/img211/8...kapitallq4.gif |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|